Düzeltme! Profil resmi yükleme sorunu giderilmiştir.
Bilgi! Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz.
SiirDefterim.Com - Türkiye'nin En Büyük Şiir Portalı
ŞİİR EKLE


ÖZLÜ SÖZ
Dünyanın her yerinden herkesin yenileceği bir yer vardır. Kimilerini yenilgi yıkar , kimileriyse zaferle küçülür, bayağılaşırlar. Büyüklük, hem yenilgiyi, hem de zaferi kabullenebilen kişilerde yaşar.
John Steinbeck

GÜNÜN ŞİİRİ
Ahmet Gedik
18.12.2010 23:01:08

Zamansız Gözyaşı

Devamını Oku


SESLİ ŞİİR
Yalan
RASTGELE ŞİİR

LAL GECE

Henüz küçük bir çocuktum
Tertemiz bir sayfam vardı.
Yarına dair hayallerim, umutlarım...
Safiyane duygularım vardı.

Daha oyunlar oynayacak
Kırlarda çiçeklerin arasında uzanıp, gökyüzünü seyredecektim.
Sobelenecektim, akranlarımla

Sobelendim ben anne...
Hemde karanlık bir el tarafından
İlkönce masumane bir dost sandım.
Sonrasında arsızca dokundu
O küçücük bedenime...


Çok canım yandı anne
Çırpındım çırpındım...
Arşa yükseldi haykırışlarım
Arz çatladı melekler utandı
Ama o arsız utanmadı anne

Sonra herşey karanlık oldu.
Yıldızlı gecelerden eser kalmadı.
İlkönce ruhum ayrıldı. Sonra da utancım.
O küçücük bedenimden

Lal o

Devamını Oku >>
Necmeddin Said
ÜYELERİMİZ
Yeni Eklenen Şiirler
Eyyup  Akmetin
6.10.2022 10:30:26

DENİZ YOK ARTIK

Gavur komşi sınırını, haddini bil,
Gaza gelme ezim ezim ezileceğini bil,
Bizde savaş cennetlere koşmak bil,
Şehitlik, gazilik bizde şeref, onur bil,
Gaz verenlerinin tarihleri hainliklerle dolu bil,
Onlar kaçınca yine baş başa kalacağımızı bil,
Deniz yok artık, havaya uçurur toprağa gömeriz bil,

Devamını Oku

Ofako Ofako
6.10.2022 09:56:04

Ölüm

Bugün ölmeliyim
Yaşamak istemiyorum
Bugün vazgeçmeliyim
Her şeyden her kesten
Niye almıyor canımı
İstemiyorum yaşamayı
Vaçgeçtim mücadele etmeyi
Ölmeliyim bugün
Yaşamak istemiyorum
Hatalar yaptım
Hataları düzeltirken de hatalar yaptım
Benden olmuyor mücadelem bitti
Bitsin bu eziyet al canımı
Kimse bana güvenmiyor artık
Haklılar onlarda
Yalan yalan, hata hata
Bu zamana kadar hiç sevilmedim
Hor görülüp, dövüldüm
Sözüme itibar edilmedi
Bundan sonra da sevilmem artık
Dualarım sana,
Korkmasam kendim alacağım canımı
Ben almadan canımı
Sen al benim canımı
Bitsin artık bu eziyet
Yaşamak istemiyorum
Ben almadan canımı
Sen al benim canımı
Kendimi düzeltmek için
Bile bana şans verilmedi
Ben neden böyleyim,
Sorulmadı dinlenmedi
Hep bir azar bir fırça bir hakaret küfür
Bugüne kadar dayanıyordum
Ama yok, gerek yok yaşamak
Ölüm gelsin artık




Devamını Oku

Bertan İnanç Hazar
6.10.2022 01:27:36

Geleceğe yazıldı bu sözler

Baksana tekrar mı yaşıycaksın aynı şeyleri
Tekrar mı deniyceksin?
Unutup gidiceksin
Her şeyi sileceksin
Sanki hiçbir şey olmamış gibi yapıcaksın
Yaşanmışlıkları unutucaksın
Onunla barışıcaksın
Ve tekrar ağlıycaksın
Kendi canını yakıcaksın
Eskiyi umursamayacaksın
Onunla olucaksın
Seni seven varken sen seni umursamayanla olucaksın



Nakarat X2
Geleceğe yazıldı bu sözler
Yaşlı yine senin gözler
Pişmansın belli herşey
Tekrar o eski düşünceler
Çünkü yaşlı yine senin gözler




Hala aklında o biliyorum
Bakışların anlatıyor
Farkettikçe bunu benim de canım yanıyor
Her gece gözümde yaşlanıyor

Beynim düşünmeyi bırakmıyor

Çünkü sana olan hislerim kalp bırakmıyor
Aşkım bitmiyor
Yine söz yazıyorum
Yazdıran şey aşk ya da aptal kafam
Yine göz yaşları ile doldu masam
Bu şiir de sana layık değil acaba çöpe mi atsam?



Nakarat X2
Geleceğe yazıldı bu sözler
Yaşlı yine senin gözler
Pişmansın belli herşey
Tekrar o eski düşünceler
Çünkü yaşlı yine senin gözler

Devamını Oku

Sinan ALATAŞ
6.10.2022 00:18:14

Bitmeyen Aşk

Devrilen yıllar olsun
Kalan aşk.

Geçen zaman olsun
Demlenen aşk.

Yaşanan hayat olsun
Yaşatan aşk.

Bakan gözler olsun
Konuşan aşk.

Tutuşan bir çift el olsun
Kavuşan aşk.

Çarpan kalp olsun
Ritmi aşk.

Biten ömür olsun
Bitmeyen aşk…

Devamını Oku

Necdet Bilirer
5.10.2022 21:58:38

Şair

Kor gibi yandığın bellidir efendim
Şairim diye de böbürlenme
Çektiğin kusursuz bir acıdır
Acının hazzını doldurursun mısralarına
Renk cümbüşü gibi süslü sözlerin
Sadece gösterişli bir aldatmaca
Canının yandığı bellidir lakin
Okuyanın da işitenin de canını acıtmakta

Devamını Oku

Hilal Ay
5.10.2022 21:54:28

Hikaye

Hikaye

( Yer)
( Bodrum - Mumcular )

( Zaman )
( 01.04.2075 )

( Olay yeri )
( -Gölbaşı mahallesi-
-yıldızlar arası caddesi-
-hilal apartman-
-3.kat - daire 6- )

( Olay )
( Hilal apartman daire 6'da
bulunan , 2 kız 3 erkek olmak
üzere 5 kişiden oluşan bir grup
11.sınıf öğrencinin cesetleri ,
paramparça bir şekilde , odanın
etrafında dağıtılmış şeklinde
bulundu . Olayı ilk rapor eden kişi
daire 5 de oturan Zehra hanımdı ).

( Tanık )
( Zehra hanım ) ( evimdeydim . Televizyonu açmış , yorganımı yastığımı televizyonun karşısındaki koltuğa getirmiş ve güzelce film izlemek için rahat bir pozisyona girmiştim . Tek bir gün izin yapabiliyordum o yüzden kimse rahatsız edemesin diye telefonu kapamış kapıyı kilitlemiştim . Zaten yalnız başına yaşayan biriydim . Ne ailem vardı ne de akrabam ... Hepsi benden önce göç etmişlerdi . Yaşımda fazla değildi , hala gençliğimin baharındaydım . 32 yaşındaki insanlar gençliğinin baharında olurlar demi , işte bende onlardandım . Neyse ben filmimi bulmuş , onu başlatıp keyiflice izlemeye başlamıştım . Filmin ortalarına doğru dışarıdan sesler gelmeye başlamıştı . Duvarlarda ince filan değildi , yani küçük sesler benim evime ulaşamazlardı ama gelen ses bana ulaşmış ve beni rahatsız etmeye başlamıştı . Filmimi durdurup kapının kilidini açıp sese doğru yöneldim . Ses hemen karşımdaki evden geliyordu . Bu kadar yüksek sesle nasıl başkalarıda rahatsız olmaz anlam veremiyordum . Evin kapısını çaldım , çalarkende sinirden ; "kapatın lan şu sesi" , diye bağırıyordum . 5 dk geçti ama halen açan yoktu . Sinirim tepeme çıkmaya başlamıştı . Sonra ; "kırarım lan açmazsanız , zamanım kısıtlı lan benim kapatın şu sesi !" , Diye çığrınmaya başladım . Bunca yaygaraya rağmen kimsenin gelmemesi baya şaşırtıcıydı aslında ama o anda onu düşünemezdim. Kapıya gerçekten omuz atmaya başladım . Bir iki derken baya baya şiddetli bir şekilde çarpıyordu omzum . Bir süre geçtikten sonra " çat " sesi geldi , bir süre sonrada kapının kırılma görüntüleri . Tamamen kurallara aykırı bir şey yapmıştım hatta kendime bile aykırı ama onlarda beni rahatsız ederek yanlış yapmamışlar mıydı . Neyse bir süre içeri girmek ile girmemek arasında kaldım . Sonuç olarak içeriye girdim ve o insanın içini ürperten olayla karşılaştım . Bir an dehşete düştüm , haraket bile edemedim , oradan kaçmayı ve bu görüntüleri hafızamdan tamamen silinmesini istedim . Ama mantıklı yanımda polisi ara ve bu olayı bildirerek yanlış anlamalara sebep olma dedi . . .
Mantıklı yanım bile salaktı . İlk şüpheli her zaman ilk bildirendir , bunu bilmiyordum . Sizi aradım ve buradasınız . . . )

( Hikayeye giriş )
( 3 yıl önce )
( 01.04.2072 )
( 7 kişiden ilki Lucas )

Güzel bir günün sabahında , güneş ışınları odamı aydınlatıyordu . Annem bana sesleniyor , okula geç kalmamam gerektiğini hatırlatıyordu . Okula hiç gitmek istemesem de annemle ters düşmek istemiyordum . Yataktan kalktığım gibi çorabımı ayağıma geçirdim ardından da pantalonumu giydim . Aslında pantolonu giymeden önce tuvalete gitmem gerekirdi ama alışkanlık haline gelmişti . Sonra kıyafet çanta hazırlığı filan derken saat 8.24'e gelmişti . . .

Annem ( bağırarak ) : hadi okula geç kalacaksın , nasıl bu kadar sorumsuz olabilirsin .
Lucas ( odadan hızla ayrılırken ) : hazırlandım çıkıyordum şimdi neden bağırıyorsun ki , geç uyanmam benim mi suçum , sen uyandıraydın o zaman .
Annem ( daha da şiddetli ) : lan gerizekalı , okula kim gidiyor , ben mi . Neden uyandırmak zorundayım ha ...
Lucas ( evin çıkışında ayakkabısını giyerken ) : hadi ben çıktım , yoksa yine yok yazılacağım ilk ders . Akşam görüşürüz.
Annem ( Lucas gözden kaybolurken ) : eve geldiginde görüşeceğiz bu konuyu , sen bekle hele . . .

Koşa koşa okula doğru yol almaya başladım . Saat 8.28'i gösterirken benim halen daha 7 ila 8 dk'lık bir yolum vardı . Aradan bir 3 dk geçince nefesim kesilmeye bu yüzden de koşuya ara vermek zorunda kaldım . Koşamasamda yürüyor , yürürken de saate bakıyordum . Saat 8.32'yi gösteriyordu , yani ilk derse geç kalacaktım . Bunu anlayınca okula gitmek ile gitmemek arasında kaldım . Birden aklıma jeton düştü , belki de hocada gecikecektir , diye bir fikir aklıma geldi . Nefesim artık kesik kesik gelmiyordu bu yüzden yeniden koşmaya başladım . Okulun önüne vardığımda saate baktım , Saat 8.35' di . Hızlıca okula girip sınıfıma yöneldiğimde , içimdende , inşallah hoca daha gelmemiştir , diye geçiyordu . Sınıfıma kapıyı çalıp girdim ve karşımdaki öğretmenler koltuğunda oturan Selvi hocam bana dikkat kesilmiş şekilde bakıyordu . Ya ayvayı yiyecek yok yazılacak , yada şansımı deneyip bir mucize bekleyecektim . Benim tercihim mucize beklemekti . . .

Lucas ( öğretmenin yüzüne bakamayarak ve utanarak ) : öğretmenim geç kaldığım için özür dilerim , uyuya kalmışımda . Acaba yoklama aldınız mı ?

Selvi ( sakince ) : saat kaç şuan da Lucas .

Lucas ( daha da utanarak ve kol saatine bakarak ) : 8.38 öğretmenim .

Selvi ( birazcık sinirli bir şekilde ) : sence bu saate yoklama kalır mı . Dersimi bölmede ya dışarı çık yada sırana geç Lucas .

Lucas ( sınıftan dışarıya yönelirken ) : iyi dersler hocam . . .

Böylece bir yarım gün daha yok yazılmıştım . Toplamda devamsızlığım 18 gün olmuştu . Bunların her biri de sadece geç kalmaktan kaynaklanan devamsızlıklardı . Bende bir sorun vardı , ne kadar denersem deneyeyim bir türlü erken kalkamıyor , kalksamda bilinçsizce geri yatıyordum . Benim evim okula yakın sayılırdı , en azından ordan yırtıyordum . Şimdi yine geç kaldığımı anneme söylemek zorundaydım ama hiç söyleyesim yoktu . Aklımdan neler diyeceğini az çok biliyordum . . .

( 17 dk 23 sn telefon
görüşmesinden sonra )

Telefonu kapadığımda eve gitsem mi , yoksa bir daha gitmesem mi , diye ciddi ciddi düşünmeye başladım . Eve gidersem yiyeceğim azardan , gitmezsem kalacağım durumdan korktum . Ama annemi hiç yalnız bırakmak istemiyordum , çünkü ne onun benden başkası , nede benim ondan başkam vardı . Babamı bir trafik kazasında ben daha bebekken kaybetmiştik . Annemin yani Gamze Yılmaz'ın tek oğlu bendim . Akrabalar desen varlıkları , yoklukları belli bile değildi . Ben 13 yaşında daha 8. Sınıf bir öğrenci olarak annem daha çalışmama izin vermiyor , daha gençsin gençliğinin baharını yaşa , diyordu . Ama bizim durumumuz hiç iç açıcı değildi . Bankaya olan 120.000 TL borcumuzu annemin aldığı 5.500 TL'lik aylık karşılıyamıyordu . Bunun yemesi , içmesi , elektrik faturası filan derken zaten para tükeniyor , bankayada borcu , borç alarak ödüyorduk . Bu borç sağolsun ne benim yüzüm gülüyor , nede annemi yüzü gülüyordu . Annemin boyu 163 santimetreyle ortalamadan kısaydı , babamın boyuda aman aman bir şey olmasada benim boyum nedense 8. Sınıf olmama rağmen 163 cm'yle annemle eşit sayılırdı . Kilomda boyuma oranla iyi sayılabilecek değerdeydi . Gözlerim anneme çektiği için kahverengi , babamdan aldığım DNA'lar sayesinde de saçım siyah ve kıvırcıktı . Bu yaşıma kadar bende kalıcı olarak herhangi bir sakatlanma ya da yaralanma olmamış hatta başkalarına nazaran görüşüm daha ileri seviyeye ulaşmıştı . Görüşümü geliştirecek herhangi bir şey yapmasam da 7 . Sınıfın 2. döneminde görüşüm bir anda iyileşmiş ve daha uzak yerleri görmeme olanak sağlamıştı . . .

( 4. Ders saati )

Tam gün yazılmamak için sınıfa doğru yönelip sırama geçtim . Ders ile alakalı kitaplarımı defterlerimi çıkarırken , sağ tarafımdan birisi yanıma geldi ve . . .

( 7 kişiden ikicisi Sevda )

Sevda : hiç gelmeseydin Lucas , bu ne erkencilik .

Lucas : hiç sorma ya , yine uyuya kaldım , devamsızlıkda aldı başını gidiyor . Sınıfta kalmazsam iyi .

Sevda : sende ki bu uyku sevdasıyla kesin kalırsın benden demesi . Neyse öğretmen gelir şimdi ben sırama geçiyorum .

Lucas : tamam . . .

Sırama yönelirken , hoca inşallah ödev vermez yine , diye geçiriyordum içimden . 4 ve 5. Derslerimiz matematik olduğu için matematik kitabını ve defterini sırama koydum . Matematik defterinin arka bölümünü açıp , bir boş sayfayı kalemle karalamaya ( desenli resimler ) başladım . Bunu her zaman yapardım . Aradan 2 veya 3 dakika sonra matematik öğretmeni sınıfa giriş yaptı . Defteri kapatıp herkesle beraber ayağa kalktım ve ;

Öğretmen : günaydın

Sınıf : sağol

Öğretmen : oturabilirsiniz

Sınıf : sağol . . .

Herkes yerlerine otururken bende sırama oturup kitabın sayfalarını karıştırmaya başladım . En son kaldığımız yeri buluncada defteri ve kitabı açık bir vaziyette üst üstte bir şekilde koydum . ( defter aşağıda , kitap üstte ) Hoca dersi işlemeye başlamıştı ama koskoca 32 kişilik sınıftan sadece belli başlı bir kısım dinliyordu . Bende dinlemeyen kısımdandım . Bana kıyasla Lucas dersi pür dikkat dinliyor , notlar alıyor ve anlamadığı konuları öğretmene soruyordu . Bütün derslerde böyle olduğu için öğretmenler onu seviyor ama geç kalma huyunu değiştirmesi gerektiğini söylüyorlardı . Ben tembel öğrenciyken o çalışkan öğrenciydi ama ikimiz baya yakın arkadaştık . Lucas ve ben hemen hemen her konuda anlaşabilsekte , arada bir sınavlar yüzünden kavga ederdik . Lucas ingilizce hariç bütün derslerden 90-100 arası notlar aldığı için benim aldığım 65-90 civarı notlar ona düşük geliyordu .
Bana kendisiyle beraber çalışmamı , notlarımı birazcık yükseltmemi ve lise için okul seçerken diğerlerinden daha göze batan notlara sahip olmamı istiyordu . Böylece ikimizde aynı okula gidebilecektik . Şahsen bende onunla aynı okula gitmek istesemde , içimden bir türlü çalışma isteği uyanmıyordu . . .

( Devamı 10 beğeni gelirse atilacaktir )

Devamını Oku

İpucu: Şiirlerinizin daha yüksek okunma ve beğeni sayısına ulaşması için şiirinizin altında bulunan Whatsapp, Facebook ve Twitter butonlarını kullanarak sevdikleriniz ile paylaşabilirsiniz.