Bilgi! Sitemizdeki tüm istatistik bilgileri (şiir okunma ve beğenme dahil) yedekli bir şekilde sıfırlanmıştır. (26.07.2019)
Dila Ece - Dağcının Şiiri

Dağcının Şiiri

Evlat! Şu dağlara bakıp da dalıyorsan,
Kokuşmuş şehir kapılarını örtmüşse yüzüne,
Bilge sese kulak ver ve dinle vadilerin telaşlı nağmelerini, çağırışlarına uyanacaksın!
Biz keşke demeden bu çığlıkları kılavuz bildik, sırılsıklam düştük yollara…
"Yiğit dağlar"! Selam olsun sizlere!
Ayakta durabilmenin onuru, doğanın efendisi sizlersiniz.
Florasındaki: kardelenden, karçiçeği, çiğdem
, sıklamen, lale’ye…
Faunasındaki: kekliklerinden, palazlar, alageyik, karaca, boz ayı’ya kadar…
Selam olsun dillendiremediklerime! "Dağcı arkadaşlarım" sizlere, sizlere de selam olsun!
Hangimiz bunaldığımızda karşıki dağlara bakıp da bir of çekmedik ki?
Hangimiz yüreğindekileri o dağlara gömmedi, uzaktan uzağa içindekileri dökmedi ki?
Şehirlerin tuzaklarından kaçan bizler, doğada özünü arayan kardeşleriz,
Benzer yerleri gezer, aynı havayı solar, el değmemiş olarak iade ederiz,
Bozkırlarla tokalaşır, koklaşır, doğa anayı kucaklar döneriz.
Şu an eteklerinde koşamadığım patikalar, havasını teneffüs edemediğim ormanlar,
Ve bakir kırlar, hepinize doymak; "ab-ı hayat" çeşmenizden kana kana içmek, mataramı doldurmak isterim!
Taşlarına yapışan ellerim, tuttuğumda çocuğum; uyuduğumda sırtımı yasladığım kadınım olur…
Sırdaşım, serinliğim, sessizliğimi dinleyenim…
Geceleri sert rüzgârlarıyla başımı bekleyenim…
Toprak kokan yüzünün, bir çiçekle gülümsemesi gamzeme; ırmakların gözyaşıma benzer!
Uğultularını anlayamadığım yüce dağlar:
Neden usanmadan dağların kasvetli şarkısını fısıldar durursunuz?
Başında ki duman ne zaman son bulur?
Derdin, asırlardır ayakta mı kalmak?
Üşüdüğün gelinliğinle düğününü bekler; baharda balayına çıkarsın!
Güneşin ilk ışıltısıyla göz kırpar; kuşların cıvıltısı ile uyandırırsın,
Görmeyeli sen ben olmuşuz da bilmemişiz!
Bir zirve için daha serüvene çağırırsın; yalnızlıklarını anlıyorum,
Alıştık birbirimize dostluk alınmasın,
Miskin halim serin vadilerindeki yükselmelerinde canlanıyor!
Tırmanmak omuz omuza mücadelemiz olmuştu,
Beraber başarmıştık doruklara çıkmayı öyle değil mi?
Yeniden doğmuş, kendimizi bulmuştuk oralarda.
Gece lambamız ay ışığı; fon müziğimiz yaprak, su, meltem,
Dürtülerim kıpır kıpır eline tutunmak,
Engin kayalarının tepesine çıkıp, içimdeki har’ı söndürmek,
Saatlerce söyleşip, senin gözünle Dünyaya bakıp; seni anlamak isterdim…
Bekle beni yamaçlarında tenimi okşayıp terimi soğutan sarhoş rüzgârlar,
Kaçkarlarda horon teper çay içeriz; Toroslar da Yörük anam ile hamur ekmek, Ağrı da kuzuları meletiriz…
Erciyes’te pastırmamızı yer; Ala dağlarda mücadelenin ne anlama geldiğini test ederiz.
Kaz dağlarında… Aklımız kalır! Allahüekber dağlarında… yas tutarız ve hikâyesi eksik olmayan diğerleri.
Çıraklığımın ustası Kaçkarlar, kalfalık eder Ağrı… ve nirvana olur Himalayaların kolyesi Everest.
Artık sırtında taşıdığın yeter; gidiyorum diyarından!
İnsanlar buraların tadını bilselerdi, yalnız kalmazdın elbet…
Benden sonra kim gelir, iki laf eder bilemem,
Lakin iyi tanı beni dağlar; geldiğimde yabancılama,
Dost elimi sıkı tut; ben bırakırsam sen bırakma,
Sana ses bana da doğallığın lazım unutma,
Hayıflanmalarım sensizliğe sürüklemez aldanma…
Bu dağlara tırmandığımızda, zirvelerden aşağı ve karşıki vadilere bakıp,
Hep bir ağızdan haykırarak;
Bizler bu dağların çocuklarıyız; buralara sizin sesiniz nefesiniz olmaya geldik,
Sizler "sahipsiz ve yalnız "değilsiniz! Dağcıların yürekleri buralarda atıyor deriz…
Dila Ece

Okunma Sayısı : 17
Yayınlanma : 2/5/2015 1

Etiket: Yok


Yazar Hakkında Şikayet Et
Favorilerime Ekle whatsapp facebook

İpucu: Şiirlerinizin daha yüksek okunma ve beğeni sayısına ulaşması için şiirinizin altında bulunan Whatsapp, Facebook ve Twitter butonlarını kullanarak sevdikleriniz ile paylaşabilirsiniz.